11 Ağustos 2011 Perşembe



12 Ağustos 2010...Aylardır heyecanla beklediğimiz kahve çekirdeği aramıza teşrif etti.
Evet daha geçen sene. Yine bir Ramazan günüydü.  Ramazan yine hayırla gelmişti.

Kendisi esmer güzeli, kirpiklerini kıskanmak işten bile değil.
ben ki bitterin her türlüsüne uzaktan bakar ağız bükerim, beyaz çikolatayı tek geçerim, bu kız ezberimi bozdu benim.Pakette olanlara hala aynı tutumum ama her hangi bir bitteri sevmem mucize olmalı. Bu kızın görünmez bir asası olmalı ya da bir dakika gözlerine bakmamalı O_O kesinlikle var o zeytin gözlerde bir efsun..

Annesi vakitsiz uyanmalarından şikayetçi. Oysa beni hiç vakitsiz uyandırmadı kendisi :) uyandırsa da boynum kıldan ince, uykum tüyden hafif kendisi için sonuçta kahve çekirdeği demişim
olacaktır bir getirisi yahut götürüsü.

vakit ilerliyor. günlerden 11 Ağustos 2011 yarın -ki 23 dakikası var yarının- Bal Ayşe'nin ilk yaş günü.
Kutlu, mutlu olsun. Sağlıklı tüketeceği, sevdikleriyle paylaşabileceği, hayırlı uzun ömrü, daha nice doğum günleri olsun.

Rabbim Ayşe Bâlâ'yı kendisine hayırlı kul, habibine hayırlı ümmet, anne-babasına hayırlı evlat, bana hayırlı yeğen:) etsin.

1 Ağustos 2011 Pazartesi

siz kaçıp kendinizi kurtarın!

http://www.facebook.com/video/video.php?v=249402667491&oid=109406527243&comments

aman deyim gençler!

 bu uyarım da aklıma bir stand-up gösterisinin şu kısmını getirdi.

_sayın bakanım bi dakka
_buyur amca
_sayın bakan ben duymuşum ki bizim vali tayinini istemiş. kurban olayım valiyi buradan alma.bizi valimizden ayırma.
_işte ideal vali-vatandaş ilişkisi bu! fakat güzel amcacım vali bey 6 yıldır burada. o gitsiiin başkası gelsin, o gitsiiin başkası gelsin!
_yooo yoo! valiyi burdan alma! Hakkari'yi yıktı başka yeri yıkmasın!

"shuffle all" karmaşası

 Teknoloji ilerledikçe kasetteki 12 şarkıdan ötesini kasetten daha küçük bir şeylere yükleyip dinlememize izin verildi.Doldurma kaset mantığıyla Ahmet Kaya'yı, Madonna'yı, Yeni Türkü'yü, Chris Rea'yi ve daha nicelerini kapsayan heterojen playlistlerimiz oldu.

--Playlist de nedir?! Çalma listesi playlist oldu, bu da cilvesi olsa gerek.---

Her neyse.. Bu bizi maymun iştahlı yaptı. 500 parçanın 500 yüzünü sırasıyla dinlemedik hiçbir zaman ama 501.yi yüklemeyi de hiç ihmal etmedik. Oncasının içinden belki 50 tanesini başa sarıp sarıp dinledik çoğu zaman. Sonra bu böyle olmayacak dedik. "Shuffle all" emrini verdik!

-bu da bir cilvedir "karışık çal" tadında-

Ama dostum bu nasıl bir karıştırmaktı.. Geçen gün kulağımda müziğim pazara gideyim dedim. "Ablaaa evlenicem para lazım!" diye bağıran çorapçı gencin yanından geçerken Madonna çalmaya başladı.Kültürler arasında kaldım, bir nevi araf.

Zor bir pazar oldu vesselam. Hele ardından san'at güneşimiz parlayınca ne yapacağımı bilemedim.

Amca bi dur hele patates alacak halde değilim.

21 Ocak 2011 Cuma

oğlanın adı ÖMER!!! ^_^

21/01/2011 günlerden Cuma.. Saatlerimiz 21:00'i gösterdiğinde  Ömer Tuna'yla aynı havayı solumaya başladık.
Rabbim minik oğlumuza hayırlı bir ömür nasip etsin.

20 Aralık 2010 Pazartesi

narsist duyumlar.

İsmim hiç bir şarkının öznesi olmadığından bazı şarkıları kendime mâl ediyorum kendi kendime. Uzun bir süre düşündüğüm gibi duyuyormuş gibi yapınca sonra istesem de aslını duyamıyorum.Bir kaç örnekle bu saçma hareketimin boyutunu kafalarda şekillendirmiş olayım;

* güzinim yürekten bağlıyım sana. eziyet eder mi seven sevene?
* güzini gördümü kalbini çalmalı sebebi yoktur amaaan!
*güzin baharlara güzin yağmurlara hüznüm dağlara küs!

durum içler acısı.

6 Aralık 2010 Pazartesi

Babam, Ben ve Forrest Gump.

 Forrest zengin olmuştu. Paraya para dememekteydi babam odaya girdiğinde.
Film epeyce ilerlemişti yani. Birden hiç susmadan sormaya başladı babam;
 
_o kim? Kız kimin arkadaşı? Nasıl o kadar zengin olmuş? Banka mı soymuş? Arkadaşı mı yokmuş?
Neden hep koşmuş bu adam? Babası mı miras bırakmış? Noolmuş? Piyango mu vurmuş? Bu ev kimin?

ardı arkası kesilmedi soruların. Önceleri kısa cevaplar vermeye çalıştım, sonra baktım film akıyor ben babama cevap yetiştirmeye çalışırken. Daha doğrusu onu cevaplarımla tatmin etmeye çalışırken. Bi ara "baba tamam ben sana anlatıcam" dedim. Babam bıyık altından gülmeye başladı. Sinir bozucuydu. O an anlamıştım ama geç olmuştu. Babamın Forrest Gump'la ilgilendiği filan yoktu, derdi benim sabrımı taşırmaya çalışarak eğlenmekti. Başarılı olmuştu. Hüzün dolu filmime kahkahalar eklediler annemle beraber.

 



5 Aralık 2010 Pazar

a' se' deneme bir ki..

bunca zaman yazdıklarımı bir tıkla silmiş olmanın hissettirdiği pişmanlıkla vira bismillah!
bu defa söz uçacak yazı kalacak evelallah!